icon

Bize Ulaşın!

Myshape Elixir ekibine ulaşmak için bu iletişim sayfasını kullanabilirsiniz. Bizimle iletişime geçmek, sorularınızı sormak, görüşlerinizi paylaşmak veya daha fazla bilgi almak isterseniz memnuniyetle yardımcı oluruz.

+90 533 949 94 85

Feneryolu Mah. Bağdat Cad. Cihan No:67 İç Kapı No:2 Kadıköy / İstanbul

glutatyon nedir ne işe yarar

Glutatyon Nedir? Ne İşe Yarar?

Antioksidan bir madde olan glutatyon, insan vücudunda doğal olarak bulunur. Karaciğer hücrelerinde ve merkezi sinir sisteminde yer alan sinir hücrelerinde üretilmekte olup 3 temel aminoasitten meydana gelir. Glutatyonun yapısında L-glutamat, L-sistein ve glisin aminoasitleri bulunur. Bu maddeler bağışıklık sistemini güçlendirir, vücuttaki serbest radikalleri temizler ve toksik maddeleri uzaklaştırır.

Glutatyon, kişinin sağlıklı kalması ve hastalıklardan korunması için gereksinim duyulan moleküllerden biridir. İnsan vücudundaki hücreler enerjilerini mitokondrilerden alır. Hücrelerin sağlıklı bir şekilde çalışabilmesini sağlayan mitokondrilerden işlev bozukluğuna sahip olanlar ya da bozulanlar, hücrelerde meydana gelen kanserleşmede önemli rol oynar.

Yapılan araştırmalar sonucu elde edilen verilere göre glutatyon seviyesinin yüksek olması kaslarda hasar oluşumunu azaltır. Kasların dayanıklılığını ve gücünü artırır. Herhangi bir durumda kasların daha hızlı iyileşmesini sağlar. Metabolizmanın kas yapımını teşvik ederek yağ depolanmasını azaltır.

Glutatyonun yapısında bulunan L-glutamat, L-sistein ve glisin aminoasitleri ise demans başta olmak üzere pek çok kronik hastalığın, kanserin, yaşlanmanın, kalp ve damar hastalıklarının önlenebilmesinde kritik bir rol oynar. Vücutta doğal olarak üretilen glutatyon, serbest radikalleri karaciğere taşıyor yenilediğinden ana antioksidan madde olarak adlandırılır. Toksik atık olarak da bilinen serbest radikaller, normal hücrelerde yaşanan metabolik oksidasyonun yan ürünleri olarak bilinir. Antioksidanlar tarafından etkisiz hale getirilmemeleri durumunda bağışıklık sistemini etkileyebilecek hastalıklara ve kansere yol açmaları olasılığı yüksektir.

Glutatyon Eksikliği Neden Olur?

Vücuttaki glutatyon düzeyinin eksilmesi iç ve dış faktörlerden kaynaklanabilir. İç faktörler; DNA’nın onarılması, vücudun bağışıklık sistemi ve oksidatif stresten korunma gibi durumlarda tedavi ihtiyacının artması olarak sıralanabilir. Dış faktörler ise toksikler ve maruz kalınan çeşitli zararlı maddelerdir.

Glutatyon eksikliğine yol açabilen bazı faktörler şu şekilde sıralanabilir:

Sentetik gıda boyaları, aseton, akaryakıt ürünleri, tiner, deterjan, naftalin ve çamaşır beyazlatıcıları gibi evlerde kullanılan temizlik ürünleri
Zirai ilaçlar ve böcek ilaçları
Sosis, salam, tütsülenmiş gıdalar gibi gıdalardaki kimyasal katkılar, alkol, nitratlar, klorlu su tüketimi
Parasetamol, kurşun, bakır ve cıva gibi ağır metaller
Printer, toner ve fotokopilerde kullanılan mürekkepler ile bazı mutfak malzemeleri (konserve kutuları, yapışmayan tava kaplamaları, karton ambalajların iç kısımlarındaki kaplamalar
UV radyasyon, röntgen ışınları ve elektromanyetik alanlar
Sigara, mangal, egzoz dumanı ve endüstriyel atıklar

İnsan vücudundaki glutatyon üretimi 20 yaşından itibaren her yıl %10 oranında azalır. Yukarıda sıralanan faktörlerin tümünden kaçınmak mümkün olmamakla birlikte pek çoğunu detoks yapma, toksinlerden kaçınma ve düzenli yaşam tarzı alışkanlıkları benimseme yoluyla minimize etmek mümkündür. Glutatyon eksikliğine neden olan diğer dış faktörlerden bazıları şu şekildedir:

Aşırı egzersiz yapmak, vücuttaki serbest radikallerin artmasını sağlar ve glutatyonun azalmasına neden olabilir.
Depresyon, kronik stres, endişe, kaygı, gece melatonin salınımını baskılayan başucu lambası, telefon ve tablet gibi cihazlardan vücuda yayılan mavi ışık
Sağlıksız ve yetersiz beslenme, ihtiyaç duyulan vitaminlerin ve minerallerin vücutta eksik olması durumunda glutatyon sentezinin yeterli olması mümkün değildir. Diğer antioksidanlar vücutta yetersiz olduğunda ise glutatyon artabilir.

Glutatyonun Faydaları Nelerdir?

Vücuttaki glutatyon düzeyi stres, çevresel etkenlere maruziyet yoluyla toksin maddelerle temas veya yetersiz beslenme gibi sebeplere bağlı olarak azalabilir. Yaşlanmaya bağlı olarak vücutta azalma gösteren glutatyon, yalnızca vücutta doğal yollarla oluşmakla kalmaz aynı zamanda dışarıdan takviye edilmesi de mümkündür. Glutatyonun dışarıdan takviye olarak alınabilmesi için serum (intravenöz), ihale, topikal, kapsül ve sıvı formlar kullanılabilir.

Bazı durumlarda tedaviyi serumla yapmak, oral olarak yapılan glutatyon tedavisine göre daha etkili ve faydalı sonuçlar sağlayabilir. Alkol kullanımının azaltılması, yaşlılık etkilerinin giderilmesi, alkol kullanımını azaltmak, karaciğer hastalıklarının tedavi edilmesi, kalp – damar hastalıkları ve nörolojik hastalıklarla beraber kronik hastalıkların tedavisinde söz konusu olabilir. Bir çok hastalığın tedavi planında bulunan glutatyonun kanıtlanmış etkileri olmamakla birlikte bilinen faydalar şu şekilde sıralanabilir:

Uykunun düzenlenmesine, cildin genç ve sağlıklı görünmesine katkıda bulunur.
Otizm, Parkinson ve Alzheimer hastalıklarının tedavisinde kullanılabilir.
Sigaranın vücutta bıraktığı toksik maddeleri temizlemek ve bağışıklık sistemini güçlendirmek için glutatyondan faydalanılabilir.
Kanser hastalığında destekleyici tedavi olarak kullanılabilen glutatyon, vücudun C ve E vitamini üretmesini teşvik eder.
Glutatyon cilt beyazlamasını sağlar. Serbest radikallerin üretimini önleyerek erkan yaşta yaş alma belirtileri oluşmasını engeller.
Glutatyon karaciğerin yenilenmesini hızlandırarak yaşlı bireylerdeki insülin direncini önlemeye yardımcı olur.
Vücutta yeterli düzeyde glutatyon bulunduğu takdirde kanserli hücrelerin oluşması önlenebilir. Tümör oluşumu engellendiği gibi bağışıklık sisteminde meydana gelmesi olası herhangi bir hastalıkla mücadele edilebilmesi söz konusu olur.
Glutatyon oksidatif stresin tedavisinde ve vücutta biriken toksik maddelerin giderilmesinde kullanılabilir. Glutatyon toksik maddelerle mücadele eder ve bu maddelerin vücuttan atılmasına yardımcı olur.

glutatyon nedir ne işe yarar

Glutatyon Hangi Hastalıklara İyi Gelir?

Glutatyon, kanıtlanmış etkileri olmamasına karşın birçok hastalığın tedavi planına dahil edilir.

Glutatyon Oksidatif Stresi Azaltır

Serbest radikallerin artması, vücudun bunlarla baş etme mekanizmasının bozulup dengesizleşmesi durumu oksidatif stres olarak adlandırılır. Oksidatif stresin vücutta artması ve ciddi düzeylere erişmesi durumunda vücut pek çok hastalığa karşı korumasız hale gelir. Ayrıca kişideki mevcut hastalıklar kötüleşebilir.

Kanser, periferik arter hastalığı, diyabet ve romatoid artrit bu hastalıklar arasında ilk sıralarda gelir. Oksidatif stresin vücuttaki olumsuz etkilerini azaltmak ve mevcut hastalıkları hafifletmek için güçlü antioksidan özelliğiyle öne çıkan glutatyonun kullanılması söz konusu olabilir. Glutatyon vücutta eksik seviyede olduğunda oksidatif stres artabilir. Bunun sonucunda kanserin gelişmesi veya seyrinin kötüleşmesi için uygun bir ortam ortaya çıkabilir.

Karaciğer Yağlanması Tedavisinde Hücrelerdeki Hasarı Azaltır

Glutatyon eksikliği olması, karaciğer hastalarında hücre düzeyinde hasar oluşmasına neden olabilir. Hücrelerdeki hasarın artması ise ölüme neden olabilir. Bu durum, çok fazla alkol kullanan kişilerde daha şiddetli görülebilir.

Diğer yandan karaciğer yağlanması alkol kullanmayan kişilerde de görülebilir. Glutatyonun karaciğer üzerindeki etkisine yönelik olarak yapılan çalışmalardan elde edilen verilere göre glutatyon, kronik karaciğer yağlanması olan hastaların kanındaki enzim, bilirubini ve protein seviyelerinde iyileşme sağlamıştır. Bu tip hastalarda serumla glutatyon uygulanması, en etkili tedavi yöntemi olarak kabul edilir.

Yaşlı Bireylerin İnsülin Direncinde İyileşme Sağlar

Daha önce de belirttiğimiz üzere glutatyon seviyeleri 20 yaşından sonra kademeli olarak azalır. Yaş almaya bağlı olarak glutatyon sentezinde ve düzeyinde yaşanan azalma, vücutta depolanan yağın artması ve yağ yakımının azalmasıyla ilişkilendirilebilir. Glisin ve sistein gibi aminoasitlerin yanı sıra glutatyon takviyesi yapılması insülin direncinin iyileşmesini sağlayabilir, ayrıca yağ yakım düzeyini artırabilir.

Periferik Arter ve Parkinson Hastalarında Semptomların Hafifletilmesini Sağlar

Genellikle bacaklarda görülen periferik arter hastalığında, periferik atar damarlarda tıkanıklık ve plak oluşumu görülebilir. Vücuda uygulanan takviyelerle kan dolaşımını iyileştirmek, fiziksel aktiviteler sırasında oluşan ağrıyı azaltmak ve eksik olan glutatyon düzeyini tamamlamak mümkün olabilir.

Ayrıca merkezi sinir sistemini etkileyen Parkinson hastalığında hastalar titreme, bilişsel bozukluk ve fiziksel hareketlerde yavaşlama gibi semptomlar yaşayabilir. Glutatyon takviyesi, bilinen bir tedavi yöntemi olmayan bu hastalığın semptomlarını azaltabilir ve ilerleyen dönemde artmaması için kontrol altına alınmasını sağlar.

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Whatsapp Destek Hattı
1
Scan the code
Merhaba, nasıl yardımcı olabiliriz?